Tamamı bronzdan hayat bulan bu eser, adeta antik bir medeniyetin içinden kopup gelmiş gibi… Bir sütun üzerinde yükselen imparatoriçe büstü, yalnızca bir figür değil; gücün, zarafetin ve hükmetmenin sessiz ifadesi… Yüz hatlarındaki dinginlik, yüzyıllar öncesinin soğukkanlı asaletini taşırken, bronzun doğal patinası bu hikâyeye derinlik katıyor. Büstün hemen altında sallanan firuze tonlu seramik taş ise kompozisyona bambaşka bir ruh üflüyor; üzerine işlenmiş kanatlı tanrıça figürü, gökyüzü ile yeryüzü arasında bir köprü gibi… Sanki imparatoriçenin dünyevi kudreti, bu küçük ama etkileyici figürle ilahi bir boyuta taşınıyor. Zincirde kullanılan firuze tonları ve kaplangözü taşları, bronzun sıcaklığıyla kusursuz bir uyum yakalıyor; biri gökyüzünü, diğeri toprağın gücünü temsil eder gibi… Bu karşıt ama tamamlayıcı denge, eseri yalnızca estetik değil, aynı zamanda sembolik olarak da güçlü kılıyor. 925 ayar gümüş klips üzerindeki mEdusA imzası ise bu hikâyeyi mühürleyen son dokunuş… Bu kolye, takıldığında sadece bir aksesuar değil; geçmişin ihtişamını, ilahi sembolleri ve zanaatin ruhunu aynı anda taşıyan yaşayan bir obje haline gelir.
Ölçüler: (zincir uzunluğu 56 cm & kolye ucu ölçüleri 7cm)